9 Aralık 2010 Perşembe

Evlilik Kararı

      Başarılı bir aile birliğinin kurulmasına etki eden pek çok faktör vardır. Bunlardan biri eşlerin yaşça ve fiziksel olgunluk açısından kendilerini evliliğe hazır hissetmeleridir.Yine duygusal ve sosyal olarak olgunluğa erişmenin evliliğe hazır oluşta önemli bir rolü vardır. Günümüz koşullarında eşlerin evlenme kararı vermeden önce ekonomik olarak bir aileyi geçindirebilecek güce erişmeleri gerekmektedir.Yetersiz ekonomik koşullar daha başlangıçta aile bütünlüğünün zedelenmesine neden olabilir.Öğrenimin tamamlanması, askerliğin yapılması, işe girilmesi gibi etkenler sağlam temellere dayalı bir evlilik yapılmasında belirleyici rol oynar
.
   Evliliğe karar verilirken kişilerin eğitim düzeyi ekonomik ve sosyal durumu kültürel yapısı  ve kişilerin özelliklerinin benzer  olmasına dikkat edilmelidir. Bu sayılan özellikleri birbirine uymayan çiftlerin evlilikleri sorunlu olmaktadır.
   
   Yakın akrabalar arasında yapılan evlilikler özellikle doğacak çocukların sağlıkları açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir Eşlerin genetik olarak taşıdıkları bazı hastalıklar akraba evlilikleri sonucu açığa çıkabilir. Bu da  hasta ya da sakat bebek doğumuna, ölü doğum ve düşüğe neden olabilir.

 Başarılı Evlilik

Evliliğin başarıyla yürütülmesine etki eden birçok faktör vardır. Bunlar birbirleriyle ilişkili olup çoğu kez birbirlerinin nedeni ya da sonucudur.

Sosyal Durum

Ana babanın yetişme biçimleri ,çalışıp çalışmama durumu , ailenin yaşam biçimi, eşlerin meslekleri sosyal çevreleri gibi faktörlerdir.Akrabalarla ve dostlarla kurulan ilişkiler ziyaretler , aile ve toplum için manevi değeri olan günlerin birlikte kutlanması üzüntü ve mutlulukların paylaşılması, aile fertlerinin dayanışmaları ve birbirlerini desteklemeleri, aile birliğini güçlendiren etkenlerdir.

Eğitim Durumu

Ana ve babanın eğitim durumları, aile düzenin kurulmasında , geleceğin planlanması ve çocukların yetiştirilmesinde önemli rol oynar. Eşlerin birbiriyle kuracakları iletişimde de eğitimin rolü büyüktür. Ana babanın çocuklarını daha sağlıklı , verimli , başarılı, mutlu ve topluma yararlı insanlar olarak yetiştirebilmeleri için ana baba olmadan önce bu konularda kendilerini yetiştirmeleri olumlu yönde etki gösterecektir.

Ekonomik Durum

Daha rahat ve daha mutlu bir ortamda yaşayabilmek için belirli bir ekonomik güce sahip olmak gereklidir. İyi beslenme ,sağlık ve  eğitim koşuları ekonomik olanaklarla doğru orantılıdır. Aileye ekonomik gücü sağlamak öncelikle babanın ve annenin sorumluluğu olmakla beraber ailedeki herkes, tutumlu davranmalı ve ailenin ekonomik yönden güçlenmesine yardım etmelidir.


Aile Bireylerine Ait Faktörler

       Aile bireyleri arasındaki sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı etkileşimler aile mutluluğunu oluşturan önemli etkenlerdir. Aile bireyleri arasında çok güçlü olan sevgi aile bireylerinin zorluklarla başa çıkmasında en önemli etkendir .Aile bireyleri bu sevgiyle birbiri için fedakarlıkta bulunurlar.Bu sevgi dolu ortamda yetişen çocuklar ruh sağlıkları için çok önem taşıyan temel güven duygusuna sahip olurlar . Ruhen sağlıklı olan çocukların daha iyi geliştikleri bilinen bir gerçektir. Geçimsiz ,huzursuz aile ortamları hem ana babanın hem de yetişmekte olan çocukların sağlıklarını olumsuz yönde etkiler.
        
       Aile içi ilişkilerde saygı önemli bir etkendir. Farklı düşünce , zevk ve tutumları olan insanların uyum içinde yaşayabilmeleri saygının varlığıyla mümkün olabilir.

      Kişiler arasındaki hoşgörü; sürtüşmeleri ve anlaşmazlıkları önler.Ancak hoşgörü sınırsız bir şekilde kusurların görmezden gelinmesi değildir. Kişileri olduğu gibi kabul etmek , kedini onun yerine koyarak değerlendirebilmek sorumlulukların paylaşılması , iş birliği içerisinde üzerine düşen görevleri yerine getirmeye özen göstermek başarılı bir evliliğin  önemli etkenleridir

21 Kasım 2010 Pazar

AIDS

     Günümüzde çok yaygın görülen, tüm dünyayı ilgilendiren bir sağlık sorunudur.AIDS'in nedeni HIV ismi verilen virüstür.Bu mikroorganizma, vücudun hastalıklara olan direncini kırarak ölüme yol açar.
     Bulaşma; cinsel temas, kan yoluyla ve gebelik sırasında anneden bebeğe plasenta yoluyla olur.Cinsel yolla bulaşmayı önlemek için eşcinsel ve AIDS şüphesi olan kişilerle cinsel ilişkiden kaçınmak, prezervatif kullanmak önemlidir.
     Kan yolu ile bulaşmayı önlemek için tek kullanımlık enjektör ve iğneler kullanılır.Bulaşmayı engellemede cerrahi aletlerin sterilazasyonuna uyulmalıdır.Diş fırçası, manikür aletleri gibi kanamaya neden olabilecek aletleri kullanan ve kullandıran kişilerin alet temizliğine önem vermesi gerekir.
     AIDS e yakalandığı saptanmış kadınların kesinlikle gebe kalmamaları gerekir. Hastalığın yayılmasının engellenmesi için herkesin AIDS konusunda bilgi sahibi olması ve yakınlarını uyarması zorunludur.
      AIDS'in  bulaşma riskinin en fazla olduğu gruplar; güvenli cinsel ilişkisi olmayanlar, birden fazla kişiyle cinsel ilişkisi  olanlar, eşcinsel ilişkiye girenler, uyuşturucu bağımlıları, kan ürünleri kullanması gerekenler ve sağlık personelleridir

Belirtileri;
  • Uzun  süren, sık sık tekrar eden soğuk algınlığı
  • Yorgunluk ve kırgınlık
  • Sürekli ateş
  • İshal
  • Aşırı kilo kaybı
AIDS testi (ELISA) ile kanda HIV virüsüne karşı antikor aranır.Mikroorganizma vücuda girdikten yaklaşık 6 ay sonra antikor oluşur.Testle bu antikor  tespit edilir.Test sonucu (+) ise kişi hasta ya da taşıyıcı olabilir.

       Bugün için hastalığın  ya da taşıyıcılığın tedavisi yoktur.Bazı ilaçlar yaşama süresini uzatabilir ama ölümü engelleyemez . Henüz bulunmuş aşısı da yoktur.

       ********Esas olan hastalıktan korunmaktır ********
       

2 Kasım 2010 Salı

Ergenlik Sorunları:


 Ergenlik dönemi yaş ve gelişim özelliklerine göre 3 dönemde incelenir.

Erken Ergenlik: Bedensel gelişmenin yoğun olduğu ve büluğ çağı olarakta adlandırılan 12-15 yaş dönemidir. Bedensel değişiklikler gençlerin kendilerinden hoşnut olmamalarına neden olabilir.Kızlar belirginleşen memelerini gizlemeye çalışıp omuzlarını öne eğer ve bol giysiler giyerken, erkekler de meni gelmesinden rahatsızlık, suçluluk ve utanç duyabilirler. Genç kızlar için korkuya neden olabilecek bir olayda adet kanamalarının başlamasıdır.Kirlilik düşüncesi,hastalandığı şüphesi, gençlerin yersiz korkulara kapılmalarına neden olabilir.Kendi vücudunun nasıl çalıştığı konusunda bilgilendirilen gençler bu dönemi çok daha kolay atlatabilirler.
  Tüm bu bedensel değişiklikler ergeni etkiler ve onun davranışlarını belirler.Ergen ailesi ile ters düşer, ilgisini aile dışı yeni kişilere yöneltir. Otoriteye (aile büyükleri, öğretmen,okul idaresi…)karşı çıkma, yalnızlık isteği, çekingenlik, çalışmaya isteksizlik, kendi vücuduna ilgi,cinsiyetle fazlaca uğraşı sık görülen sorunlardır.

 Tam ergenlik ; Bedensel değişikliklerin son şeklini almasına paralele olarak ergenlerin, dış görüntülerine alışmaya, kişiliklerini biçimlendirmeye çalıştıkları bir dönemdir.Tam ergenlik 15-18 yaşları arasındadır.Bu evreye yoğun fırtına ve gerilimler yaşanır.

      Genç bağımsızlığını kazanmaya uğraşırken duygusal oalarak anne ve babsından uzaklaşır, onun için arkadaşlıkları önemlidir.Grup içinde kendini daha rahat hisseden genç, arkadaşlarından destek arar.Bu dönem arkadaşlık ilişkilerinin çok iyi düzenlenmesi ve arada bir kendi kendine gözden  geçirilmesi gereken bir dönemdir. Gençlerin çeteler kurmaya, kötü arkadaş grupları nedeniyle   zararlı alışkanlıklar edinmeye eğilim gösterebildikleri bu dönemin önemli bir sorunu da cinsel kimliğin benimsenmesi ve cinsel konularda kendini yetersiz hissetmeidir.

    Kolayca karşı cinsten bir arkadaşına özel yakınlık hissedebilen genç, cinsel uyanış için kendini hazırlıksız, güvensiz ve çekingen hissetmektedir.
     Topluma karışabilmek için evden kopan  ergen çevreye yönelir.Ergen sporla ilgilenebilir.Spor başarıları onun kendine güvenini arttırır ve yaşıtlarıyla kaynaşmasını sağlar.Anne ve babadan değişik olma çabası ile arkadaşları gibi giyinir, davranışlarını arkadaşlarını örnek alarak değiştirir.Sık sık birilerini kendine örnek alır, ona hayran olur, her yönü ile ona benzemeye çalışır.Anne ve babalar bu dönemde ona yardımcı ve destek olmalıdırlar.İyi ve kötü hakkında bilgilenmesini sağlamalıdırlar.

    Geç Ergenlik; 18-21 yaş arasındaki bu dönem ergenlerin toplumsallaştıkları ve tolum tarafından da genç bir ergin olarak görüldüğü dönemdir.Düşünme yeteneğinin artış, soyut kavramların daha iyi anlaşılması, ilgi alanlarının genişlemesiyle gençler bu dönemde meslek seçimine yönelirler.Bir şeyler yapma ve başarma eğilimi güçlenir.Toplumsal oalylara ilgi duyar. Politika ve ülke yönetimi hakkında bilgi ve görüşler edinirler.Geç ergenlikte aile düzeni tekrar yoluna girer.Sosyal sorunlar azalır.Karşı cinsle ilişkiler kurma isteği baskındır.İlişkilerde bedensel özellikler yerine kişilikler önem kaznmıştır.   devamı>>>Ergenlik Dönemi Nedir?

     Tüm aşamalarında inişli çıkışlı olan ergenlikte ana-baba   ve öğretmenlere de önemli görevler düşer.Gençlerin arkadaş seçiminde hata yapmaması, uyumlu bir grup arkadaşlığı kurma becerisi kazanması, karşı cinsle uyumlu  ve dengeli arkadaşlıklar kurabilmesi gibi konularda özellikle aile içinde  ve okulda yetiştirilmesi, doğru ile yanlışı ayırt edebilmeyi öğrenmesi gereklidir.

Kızamık, kızamıkcık, suçiçeği, boğmaca, difteri, kızıl, çocuk felci

Çocuk hastalıkları

Bu grupta kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, boğmaca, difteri, kızıl, çocuk felci hatalıklarını incelenecektir.

      Kızamık: Kızamık virüsünün neden olduğu öksürük, burun akıntısı ile başlayıp, ateşin yükselmesi ile yüzde ve vücutta kırmızı döküntülerin ortaya çıktığı bir hastalıktır.Aşılanmış çocuklarda nadiren görülür.Virüsü alan çocuk, döküntülerin ortaya çıkışından dördüncü güne kadar hastalığı çevresine bulaştırır.Hastalığı geçirmemiş ve aşısız kişiler bu zaman zarfında hastadan uzak durmalıdır.Hastalıktan korunmak için aşı yapılmalıdır.Hastalığa yakalanan çocuk mutlaka hekim tarafından görülmeli ve tedavi edilmelidir.Kızamık ; zatürre, kulak-boğaz iltihabı ve benzeri hastalıkları davet etmediyse ki çocuk kızamık hastalığı döneminde bu hastalıklara kolay yakalanır, tedavisi kısa süren bir hastalıktır.

Kızamıkçık: Etkeni olan virüsün kuluçka süresi 17 gündür.Kızamıkçık döküntü ve lenf bezlerinin şişmesi ile kendini gösteren ve döküntüleri 1-2 günde geçen hafif bir hastalıktır.Kızamıkçık geçirmemiş kadın, gebe iken kızamıkçık geçirirse doğacak bebekte mikrosefali, körlük, sağırlık,  ve kalp kapakçıklarında bozulmalar gibi sorunlar görülür.Bu nedenle kadınların gebe kalmadan önce mutlaka kızamıkçık geçirip geçirmedikleri test edilmelidir.Kızamıkçık için herhangi bir tedavi olmadığından korunmada aşı çok önemlidir. Bu yüzden hastalığı geçirmemiş ya da  aşılanmamış genç kızların aşılanması ayrı bir önem taşır.Günümüzde tüm çocuklara bu aşı yapılmaktadır.

Suçiçeği; Hafif ateş ve döküntü ile seyreden kuluçka süresi 2-3 hafta olan bulaşıcı bir hastalıktır.Solunum yoluyla, damlacık enfeksiyonuyla ve hastaya direkt temasla bulaşır.Ateş, baş ağrısı, halsizlik,nezle ve öksürük belirtileri ile başlar. Daha sonra vücudun çeşitli yerlerinde içi su dolu pembe kabarcıklar oluşur.Aşısı tüm çocuklara uygulanmaz.Bu aşı annesi suçiçeği geçirmemiş ve direnci düşük bebeklere yapılır.
           Hastalık iyileşinceye kadar çocuğa banyo yaptırılmamalıdır.Döküntüler iltihaplara ve ciltte kalıcı izler bırakacağından kaşınmamalıdır.Özel bir tedavisi yoktur ancak hastanın yatarak dinlenmesi ve doktor kontrolünde olması gerekir.Korunmada, hasta kişilerle temastan kaçınılmalı, kapalı ve  havasız ortamlardan uzak durulmalıdır.

Boğmaca; Daha çok 5 yaşın altındaki çocuklarda görülür.hızlı gelişen, ağır seyreden şiddetli öksürten çocukluk çağı hastalığıdır.Hastalık etkeni bir bakteridir.Solunum yoluyla bulaşır.Nezle ile başlar, gözlerde yaşarma, halsizlik ve aksırıkla sürer.Bulaşıcılık hastalık devam ettiği sürece görülür. Korunmanın esas yolu çocukları zamanında aşılatmaktır.Aşı hastalıktan korunmada çok etkilidir.Çocuk doktor kontrolünde olmalıdır.

Difteri ; Halk arasında kuş palazı denilen hastalıktır. Keyifsizlik, ateş ve boğaz ağrısı ile başlar. 1-2 gün içinde boğazda zar oluşur, ateş iyice yükselir.Hastalık ilerledikçe bu zar kalınlaşır.Solunum yolunu tıkar.Bunun yanı sıra hastalık kalbi de etkiler. Difteriye neden olan basil, hasta ya da taşıyıcı kişilerden solunum yolu, basillerin bulaştığı besin ve içeceklerin tüketilmesi, hastayla direkt temas, hasta eşyalarının kullanılması ile alınır.2-4 gün içinde kendini gösterir.Hastalık daima aşısız çocuklarda görülür.Hastalar,  sağlam kişilerden ayrılmalıdır.Hekim kontrolünde tedavi edilmezse dolaşım, sindirim ve solunum sistemlerinde ölümcül sorunlar ortaya çıkabilir.Beyin ve sinir sisteminde kalıcı harslara yo açabilir.Korunma aşıyla sağlanabilir.

Kızıl:  Hastalık dilde çilek görünümünde döküntüye yol açmasıyla ortaya çıkar.Hastalık bakterisi solunum yoluyla bulaşır.Halsizlik,kusma, mide bulantısı, yüksek ateş,boğaz ve karın ağrısı belirtileri gösteren hastalık hekim tarafından tedavi edilmelidir.Zamanında tedavi edilirse böbrek hastalığı ve eklem romatizması gibi olumsuz sonuçlar engellenmiş olur.

Çocuk Felci: Etkeni virüstür.Kötü çevre koşullarının olduğu yerlerde virüslerin bulaştığı su ve besin maddelerin tüketilmesiyle, havaya saçılan virüslerin solunması ile bulaşır. Bazen hiç belirti vermeden geçirilebilir. Bunun yanında felç oluşumuna neden olduğundan ani ölümlerinde görüldüğü bir hastalıktır.Hastalık belirtileri hafif ateş, bulantı, kusma ve kas ağrılarıdır.Bunlar ortaya çıktıktan 7 gün sonra bulaşıcılık en yüksek düzeye ulaşır.Korunmanın en etkili yolu aşıdır.


Çocuklarda Sağlık Sorunları


 Sağlıklı bireylerden oluşan topluma sahip olmak için çocukları sağlıklı yetiştirmek gerekir.

        Ülkemizde çocukların önemli sağlık sorunları vardır. Yaşamın ilk bir ayı bebeklerin hayatta kalması için çok önemlidir.Bu dönemlerde bebeğin iyi bakım ve nitelikli sağlık hizmeti alması gerekir. Genetik bozuklukların dışında doğum esnasında boynuna kordon dolanmasına bağlı olarak bebeğin oksijensiz kalması çocuğun sağlığının bozulmasına neden olabilir.Genetik bozuklukların çocuklarda ruhsal ve bedensel hastalıklara yol açabileceği de unutulmamalıdır. Yaşamın ilk yılında ise ölümlerin çoğu, korunulması mümkün olan  ve iyileşebilen zatürre, ishal, kızamık gibi hastalıklar nedeniyledir.Zamanında tedavi ise ölümleri engeller.

    Halen ülkemizde tedavi edilmeyen hastalıklardan dolayı ölen çocuk sayısı , gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerdeki sayılardan fazladır.

      Bu sorunların çözümünde başta ana babaların çocuk sağlığı konusunda  daha iyi eğitilmeleri gerekmektedir.Annenin gebelik dönemini etkileyen faktörlerin dünyaya gelecek çocuğun sağlığını da doğrudan etkileyeceği unutulmamalı anne adayı kendi sağlığı kadar çocuğunun da  sağlığını düşünerek hareket etmelidir.


     
Çocuklarda görülen çeşitli sağlık sorunlarında bazıları şöyledir.

1.    Yüksek ateş; Ateş yapan bir hastalıktır.aşırı hareket, su kaybı ve güneş çarpması gibi nedenlerle çocukların normalde 36,5-37 C olan vücut ısısının artmasına yüksek ateş denir.Devamı>>>>

2.     İshal 0-5 yaş arası çocuk ölümlerinde etkili olan bir hastalıktır.Su ve tuz kaybı sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunudur.Ölümcüldür.devamı için....açılan sayfa 2.başlık

3.     Zatürre(pnömoni) 0-5 yaş arası çocuk ölümlerinde en sık rastlanan hastalıktır.Erken tanı ve tedavi ile kolayca iyileşir.zamanında tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği ve yüksek ateş sonucu hücrelerde proteinlerin yapısının bozulmasıyla hücresel işlevlerin durması  gibi sebeplerden ölüme yol açar.Bulaşma üst solunum yolu ve mikroorganizmalı, özellikle kış aylarında kapalı, kalabalık havasız ortamlarda bulunmaktan kaçınılmalıdır.Soğuk da zatürreye yakalanma riskini arttırır Bulunulan ortamların sıcaklığına dikkat edilmelidir.Hastalık; ateş, öksürük, solunum güçlüğü, burun kanatlarının solunuma katılması , kaburgalar arası kaslarda çekilme ve iştahsızlık belirtileri ile kendini gösterir. Bebeklerde emmeme hastalığın önemli belirtisidir.Belirtilerden biri hissedildiğinde hekime başvurulmalıdır.

4.     Pamukçuk: Dilde, yanaklarda, damakta ufak beyaz renkte noktacıklar şeklinde görülen bu hastalığı bir çeşit mantar meydana getirir.Süt kalıntısına benzer.Ama süt kolaylıkla temizlenirken pamukçuk yerinden zor ayrılır. Pamukçuk ağrılı olduğu için bebekler emme güçlüğü çeker. Pamukçuk olan bebeğin ağzı, 1 çay bardağı kaynatılmış ve ılıtılmış su içine 1 çay kaşığı karbonat konularak hazırlanan suya batırılmış temiz tülbentle günde 3-4 kez temizlenir.Bu işlemle iyileşmeyen bebek hekime götürülmelidir.
5.     Doğuştan sahip olunan hastalıklar; Yarık damak-dudak, el ve ayaklarda şekil bozuklukları, doğuştan kalça çıkıklığı, iç organlarda görülen anormal yapılar bu grup hastalıklar içinde sayılabilir.Bu sorunlar ya kalıtım ya da doğumdan önce bebeği etkileyen faktörler sebebiyle ortaya çıkar
6.     Akraba evliliği; Yakın akraba evliliklerinde hastalık genleri anne ve babanın ikisinde de olabileceğinden  çocuklarda hastalık ve sakatlık görülme oranı artar.Çünkü kalıtım ile hastalığın geçmesi için ana-babadan birinde ya da ikisinde hastalığı taşıyan genin bulunması gerekir.Genellikle anne ve babanın birinde ya da ikisinde hastalık geni olduğunda çocuklarda kalıtımsal hastalıklar görülebilir.

      7.  Kan uyuşmazlığı:

Annenin Rh(-), babanın Rh(+) kan faktörü taşıdığı durumlardaki  gebeliklerde bebek Rh(+) kan faktörüne sahipse anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı görülür.Bu durumda gebelik esnasında anne kanında çocuğun alyuvarlarına karşı antikor oluşur. Bebeğin kan faktörü Rh(4) olduğundan anne savunma sistemi tarafından yabancı kabul edilir.Bu durum çocuğun alyuvarlarının parçalanmasına ve çok yüksek miktarda bilirubinin açığa çıkmasına sebep olur.Yüksek bilirubin bebeğin beyninde kalıcı hasara, hatta ölümüne sebep olur.Bir anne adayı eğer Rh(-) kana sahipse  ve bebekle arasında kan uyuşmazlığı varsa ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra hekim tarafından özel bir tedavi uygulanmalıdır. Bu,  bebeğinden kendisine geçebilecek olan Rh(+) kan hücrelerine  karşı annenin savunma sisteminin tepki oluşturmasını



     Sarılık: Yeni doğan çocuklarda görülen sarılıklar normal ve normal olmayan diye ikiye ayrılır  ;

·        Normal sarılık; (fizyolojik sarılık) Doğumdan sonraki ikinci ya da üçüncü günde kendini gösteren durumdur.Zamanında doğmuş bebeklerin çoğunda görülür.Nedeni; bebeğin kanındaki görevini tamamlayan alyuvarların  yıkılıp yerlerine yeni alyuvarların almasıdır.Parçalanan alyuvarların içinden bilirubin adı verilen bir madde açığa çıkar .Bebeğe hiçbir zarar vermez.
·        Anormal(fizyolojik olmayan) sarılık; Doğumdan sonraki ilk gün içinde çıkar ,15 günden uzun sürebilir.Hatalıkta cilt koyu sarı, portakal rengindedir.Tedavi edilmezse kanda yükselen bilirubin zihinsel ve bedensel bozukluklara neden olabilir.Anormal sarılık anne ile bebek arasındaki kan uyuşmazlıkları ve doğuştan olan diğer hastalıklarla ilgilidir.Unutulmaması gereken nokta; normal ve anormal sarılığın ayrımının aile tarafından yapılamayacağıdır. Sarılık gözlenen çocuklar hekime götürülmelidir. Çocuk gerekiyorsa tedavi altına alınır.

 
.